Kültürümüz

MİLLİ KÜLTÜRÜMÜZ

Kültür Kavramı ve Kültürün Tanımlanması Kültür kelimesi günlük hayatta çok çeşitli anlamlarda ve cümlelerde kullanılmaktadır. Çok yönlü bir olgu olduğu bilinen kültür, Latince’de ekip biçmek, sürmek anlamını 17.yüzyıla dek korumaktadır. Ancak günümüzde toplum bilimciler kültürü şu şekilde ifade edilmektedir: “İnsanların edindiği gelenek, görenek, eğitim, öğretim, hukuk, siyasal kurumlar gibi yollarla birbirlerine ve daha sonraki kuşaklara ilettikleri nesnelerle, bilgi, sanat, hüner ve alışkanlıklar, inanç ve değerlerin toplamıdır” Uygarlık kültürü, sanat kültürü gibi çeşitli yüklemeler yaptığımız kültür kavramı sahip çıkılması gereken bir olgudur. Toplum bilimcilerin yapmış olduğu tanımdan yola çıkarak diyebiliriz ki; kültür bir milletin kalıcılığını, gelişmişliğini, uygarlığını, üretilen sanatların zenginliğini ifade etmektir. Sahip çıkılan bir kültür o milleti daima yükseltmektir. Kültür gibi san’at kavramı da ulusları dünyaya tanıtan ve yücelten bir olgu olarak bilinmektedir.

Kültürün kısaca tarifini yaparken bile görüyoruz ki kültür büyük bir olgudur. Elbette biz kültürümüzden bahsedeceğiz. “Yani Milli Kültürümüz”den Günümüzde siyonizm gelişmiş ülkeler vasıtasıyla global kültür globalizm safsatasıyla geri kalmış veya gelişmekte olan ülkelere kültürünü hızla enjekte etmektedir. Bu akımdan ancak Milli kültürüne vakıf olan milletler fazla yara almadan kurtulabilirler. Batı bize bu kültürü enjekte ederken elbette çeşitli hilelere baş vurmakta zehirle pişirdiği aşı bize altın tabaklarla sunmaktadır. Bu hareket bu gün başlamış bir hareket değildir; İslamiyetin yayılmaya başladığı Asr-ı Saadetten beri Yahudiler boş durmadılar elbette durmayacaklardır.

Planlarının ,entrikalarının boşa çkıması için aslında reçetede hazırdır.Özellikle Osmanlı dönemindeki Kültür bağlarının nasıl sağlam kaldığı iyi incelenip şartlarımıza uygun halde tatbik edilirse hiçbir problemin kalmayacağından emin olabiliriz.

Bizim kültürümüzü kısaca Türk İslam Kültürü diye tarif etmek gerekir.İşin özü ve esası burada yatmaktadır. Milli kültürümüz ve İslamiyet et ve tırnak gibidir. Bumları birbirinden ayrı düşünemeyiz. Bu coğrafyada yaşayan ecdadımız Yüzyıllardır İslamiyete hızmet etme şerefine kavuşmuşlar ve bu mukaddes emaneti bizlere ulaştırmayı başarmışlardır.Bu bir bayrak yarışıdır,sıra şimdi bize gelmiştir,bu bayrak bizden sonraki nesillere de şan ve şerefle ulaşacaktır. En büyük vazifemiz ve mefküremizdir.

Günümüzde yaşayan kültürümüz o kadar dejenere oldu ki bir çok hurafe sanki milli kültürümüzün içerisinden geliyormuş gibi algılanmaktadır. Dolayısı ile yetişen genç nesil bu hurafeleri bir adet veya bir gelenek olarak görmekte yanlış bilgilerle donatılmaktadır.Örnekleyecek olursak Köyümüzde Salı günleri yeni bir işe başlangıç yapılmazdı..Çünkü Salı günü Uğursuz olarak kabul edilirdi. Hadise incelendiği zaman görüyoruz ki Bizans 1453 Yılında İstanbul ‘u Salı günü kaybetmiş bu günü kendisi için kara birgün olarak algılarken bizim toplumumuza da uğursuz gündür yaftasıyla yama etmiştir. Oysa Salı günü bizim tarihimizde Zafer lerle anılmaktadır. Bu örnekle konunun basit e alınmaması gerektiğini vurgulamak istedim.

İnanıyorum ki Köyümüz için hazırlanmakta olan sitede bu konuda daha birçok başlık kendine yer bulacak, köyümüzle ilgili düğün merasimleri, bayram gelenkeleri, cenaze merasimleri, sünnet merasimleri gibi yaşanmış bir çok örf,adet ve geleneklerimiz hakkında açıklamalar yazılacaktır. Yaşanmış ve yaşamaya devam ettiğimiz kültürümüze mutlaka sahip çıkalım nesilden nesile en doğru birşekilde ulaşmasına hurafelerden arınmış bir şekilde yaşanmasına gayret sarfedelim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>